Şimdi Kooperatif Zamanı Projesi

Bağış YapGönüllü OlSponsor OlYorum YazLütfen Anketimizi Doldurur musunuz?
Bağış için Kalan Süre: 0 gün
Tamamlanan Bütçe: %0
Toplam Bütçe: 0
  • Paylaş :
Uluslararası Çalışma Derneği (ILA)
Şimdi Kooperatif Zamanı Projesi
Akyurt|Bala|Elmadağ|Haymana|Kazan

KOZA terör olaylarına maruz kalmış ve/veya maddi durumu iyi olmayan ve sosyal risk altındaki vatandaşların yerelde karar alma mekanizmalarına dâhil edilmesi, uzlaşı, işbirliği ve etkileşim imkânlarının arttırılması ve girişimcilik, liderlik ve istihdam edilebilirliklerinin arttırılmasına yönelik olarak kooperatifçilik alanında bir dizi eğitim ve kültür faaliyetini içermektedir. Katılımcılara proje kapsamında yaygın eğitim tekniklerine göre hazırlanmış, katılımcı ve uygulamaya dayalı toplamda 40 saatlik bir eğitim sunulmaktadır. Kooperatif girişimciliğinin kırsaldaki uygulamalarını konu alan program sonunda katılımcıların kooperatif kurabilecek düzeye gelmeleri sağlanmaktadır. Proje kapsamında eğitime ek olarak planlanan şehir gezisi ve kültür gecesi etkinlikleriyle de Güneydoğu ve İç Anadolu kültürünün karşılıklı paylaşılması, kültürel öğrenmenin pekiştirilmesi ve kişisel farkındalığın artırılması sağlanmaktadır. Proje sonunda katılımcıların eğitim süresince el sanatları ve kırsal turizm hizmetlerinin yanı sıra bitki, hayvan ve orman ürünlerini en iyi biçimde değerlendirmek, iç ve dış pazarlarda piyasa fiyatından satışını gerçekleştirmek amacıyla iş planlarını oluşturdukları 5 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulması hedeflenmektedir.

Kırsal alan, tüm yoksulluk hesaplamalarına göre, hem yoksulluğun daha çok yoğunlaştığı hem de yoksulluktan çıkış olanaklarının kenttekine kıyaslandığında daha dar olduğu bir duruma sahiptir. Dünya Bankası verilerine göre ülkemizde kırsal yoksul oranı, en iyi göstergelerin olduğu 2008 yılı itibariyle bile, kenttekinden 5 kat fazladır. Kırsal alanda yoksulluğun azalma eğilimi, kentsel alanda gözlemlenen iyileşmenin hızıyla kıyaslandığında çok gerilerde kalmaktadır. Bölgeler arası işbirlikleri incelendiğinde de işbirliklerinin çoğunlukla şehir merkezinde yaşayan sınırlı sayıda kişi tarafından gerçekleştirildiği buna karşın nüfusun çoğunluğunu oluşturan bir kesimin bu gibi fırsatlara ulaşamadığı görülmektedir. Gerek ekonomik gerekse sosyal engeller nedeniyle iletişimi yeterince sağlanamayan kırsal nüfus arasında daha yakın işbirliği sağlayacak mekanizmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bölgeler arasında yaşanan çoğu fikir ayrılığının temelde bu iletişim eksikliğinden kaynaklandığı düşünüldüğünde birlikte düşünme ve birlikte üretme yollarının tespit edilmesi ve hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Kırsal kesimde yaşanan yüksek işsizlik nedeniyle köyden kente yoğun bir göç yaşanmaktadır. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu bu göç dalgasında aile bütünlükleri bozulmakta, köydeki mevcut iş yükü kadınlar, yaşlılar ve çocuklara kalmaktadır. İşsizliğin projenin hedef kitlesi açısından bir diğer sonucu da mevsimlik tarım işçilerinin ve ailelerinin yaşadığı dramdır. Yaşlı, kadın ve çocuk demeden zor koşullarda yaşanan bu süreç eğitim, sağlık ve güvenlik sorunlarını beraberinde getirmektedir.

TBMM 20. dönem 10/25 sayılı raporuna atfen 2013 tarihli 23. dönem raporu incelendiğinde yaşanan göçün bir diğer nedeni de terörün yarattığı mağduriyetlerdir. Raporda; OHAL bölge valiliği kapsamında veya “mücavir il” konumunda olan 20 ilde 905 köy ve 2.523 mezra olmak üzere toplam 3.428 yerleşim biriminin boşaltıldığı belirtilmektedir. Raporda ayrıca sadece OHAL kapsamındaki Diyarbakır, Hakkâri, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van’dan göç eden nüfusun 378.335 olduğu ifade edilmektedir. Ankara bu göç dalgasından etkilenen illerin başında gelmektedir. Güneydoğuda son zamanlarda artan terör eylemlerine bağlı olarak mağdur vatandaşlarımızın sayılarında ve göç oranında ciddi bir artış yaşanmaktadır.

Ekonomik, sosyal ve güvenlik nedenleriyle yaşanan bu gibi sorunların çözümü için kırsal nüfusun mevcut kaynaklarını etkin kullanacağı istihdam alanlarının geliştirilmesi ve göçün makul düzeye çekilmesi gerekmektedir.

İstihdam yapısı incelendiğinde kırsal kesimde ağırlıklı olarak tarımsal faaliyetler yürütüldüğü ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilemediği görülmektedir. Tarımsal faaliyetlerde yaşanan yüksek girdi maliyetleri, depolama, lojistik ve pazarlama sorunları,  ise köylerde tarımla uğraşan nüfusun ana problemidir. Dünyanın ve ülkemizin gelişmiş bölgelerinde kooperatifler sayılan bu gibi sorunların çözümünde önemli roller üstlenmektedir.

Diğer taraftan özel sektör, kamu sektörü ve sivil toplum kuruluşları kentlerde sosyal ve ekonomik hayatın bel kemiğini oluştururken kırsal kesimde varlık gösterememektedir. Kooperatifler kırsal kesimde köylüler arasında sürdürülebilir ortak ağ ilişkilerinin kurulmasına hizmet eden, STK anlayışıyla işleyen yapılar olarak ekonomik katma değer yaratmakta ve taşıdıkları tüzel kişilikler aracılığıyla da kamu idarelerince muhatap alınmaktadır. Kooperatiflerin yaygın oldukları bölgelerde yarattıkları sosyal ve ekonomik etki ortadayken Güneydoğu Anadolu Bölgemizde kooperatifleşme oranı Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yayınlanan Türkiye kooperatifçilik strateji belgesine göre minimum düzeydedir. Bu oranın arttırılması için terör mağduriyeti nedeniyle Ankara’ya gelen vatandaşlarımıza Ankara’da oldukları dönem içerisinde kooperatif girişimciliği farkındalık ve iş geliştirme eğitimleri verilmesi önem arz etmektedir.

KOZA yaşanan bu mağduriyetin çözümüne bütçe kısıtları dâhilinde katkı sunarak kooperatiflerin sayıca arttırılması ve kurumsal yapıları güçlü kooperatiflerin kurulması teşvik edilmektedir.

KOZA, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde terör olaylarına maruz kalmış ve Ankara’ya göç etmiş gençler ve kadınlar ile İç Anadolu Bölgesi kırsalında yaşayan maddi durumu iyi olmayan, sosyal risk altındaki gençler ve kadınları bir araya getirerek kooperatifçilik eğitimleri yoluyla sosyal ve ekonomik hayata katılımlarını sağlamayı amaçlamaktadır.

Proje süresince,

  1. Katılımcılara toplamda 4 grup kooperatifçilik eğitimi düzenlenmesi
  2. Düzenlenecek eğitimlerde toplamda 100 katılımcının eğitilerek sertifikalandırılması
  3. Proje kapsamında toplamda 160 saat eğitim gerçekleştirilmesi
  4. Proje kapsamında 4 gezi ve inceleme ziyareti gerçekleştirilmesi
  5. Basında proje ile ilgili 30 habere yer verilmesi
  6. Proje tanıtım materyali, web sitesi, tanıtım broşürü ve videosunun hazırlanması ve paydaşlara ulaştırılması
  7. Kooperatif kuruluş ve işletim süreçlerini konu alacak bir kitapçığın hazırlanması, 100 adet basımı ve paydaşlara ulaştırılması
  8. Kamu ve sivil toplum kuruluşları arasından 20 paydaş kurumla iletişime geçilerek sürece katılımlarının ve katkılarının sağlanması
  9. El sanatları ve kırsal turizm hizmetlerinin yanı sıra bitki, hayvancılık ve ormancılık gibi alanlarda faaliyet gösterecek 5 tarımsal kalkınma kooperatifi kurulacaktır.
  10. Proje başlığında bilimsel bir araştırma raporu hazırlanması
  11. Katılımcılar arasında sosyal ağ ve elektronik işbirliği platformu oluşturulması planlanmaktadır.

Projenin Gerekçesi, İhtiyaç ve Sorunların Tanımlanması

Kırsal alan, tüm yoksulluk hesaplamalarına göre, hem yoksulluğun daha çok yoğunlaştığı hem de yoksulluktan çıkış olanaklarının kenttekine kıyaslandığında daha dar olduğu bir duruma sahiptir. Dünya Bankası verilerine göre ülkemizde kırsal yoksul oranı, en iyi göstergelerin olduğu 2008 yılı itibariyle bile, kenttekinden 5 kat fazladır. Kırsal alanda yoksulluğun azalma eğilimi, kentsel alanda gözlemlenen iyileşmenin hızıyla kıyaslandığında çok gerilerde kalmaktadır. Bölgeler arası işbirlikleri incelendiğinde de işbirliklerinin çoğunlukla şehir merkezinde yaşayan sınırlı sayıda kişi tarafından gerçekleştirildiği buna karşın nüfusun çoğunluğunu oluşturan bir kesimin bu gibi fırsatlara ulaşamadığı görülmektedir. Gerek ekonomik gerekse sosyal engeller nedeniyle iletişimi yeterince sağlanamayan kırsal nüfus arasında daha yakın işbirliği sağlayacak mekanizmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bölgeler arasında yaşanan çoğu fikir ayrılığının temelde bu iletişim eksikliğinden kaynaklandığı düşünüldüğünde birlikte düşünme ve birlikte üretme yollarının tespit edilmesi ve hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Kırsal kesimde yaşanan yüksek işsizlik nedeniyle köyden kente yoğun bir göç yaşanmaktadır. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu bu göç dalgasında aile bütünlükleri bozulmakta, köydeki mevcut iş yükü kadınlar, yaşlılar ve çocuklara kalmaktadır. İşsizliğin projenin hedef kitlesi açısından bir diğer sonucu da mevsimlik tarım işçilerinin ve ailelerinin yaşadığı dramdır. Yaşlı, kadın ve çocuk demeden zor koşullarda yaşanan bu süreç eğitim, sağlık ve güvenlik sorunlarını beraberinde getirmektedir.

TBMM 20. dönem 10/25 sayılı raporuna atfen 2013 tarihli 23. dönem raporu incelendiğinde yaşanan göçün bir diğer nedeni de terörün yarattığı mağduriyetlerdir. Raporda; OHAL bölge valiliği kapsamında veya “mücavir il” konumunda olan 20 ilde 905 köy ve 2.523 mezra olmak üzere toplam 3.428 yerleşim biriminin boşaltıldığı belirtilmektedir. Raporda ayrıca sadece OHAL kapsamındaki Diyarbakır, Hakkâri, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van’dan göç eden nüfusun 378.335 olduğu ifade edilmektedir. Ankara bu göç dalgasından etkilenen illerin başında gelmektedir. Güneydoğuda son zamanlarda artan terör eylemlerine bağlı olarak mağdur vatandaşlarımızın sayılarında ve göç oranında ciddi bir artış yaşanmaktadır.

Ekonomik, sosyal ve güvenlik nedenleriyle yaşanan bu gibi sorunların çözümü için kırsal nüfusun mevcut kaynaklarını etkin kullanacağı istihdam alanlarının geliştirilmesi ve göçün makul düzeye çekilmesi gerekmektedir.

İstihdam yapısı incelendiğinde kırsal kesimde ağırlıklı olarak tarımsal faaliyetler yürütüldüğü ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilemediği görülmektedir. Tarımsal faaliyetlerde yaşanan yüksek girdi maliyetleri, depolama, lojistik ve pazarlama sorunları,  ise köylerde tarımla uğraşan nüfusun ana problemidir. Dünyanın ve ülkemizin gelişmiş bölgelerinde kooperatifler sayılan bu gibi sorunların çözümünde önemli roller üstlenmektedir.

Diğer taraftan özel sektör, kamu sektörü ve sivil toplum kuruluşları kentlerde sosyal ve ekonomik hayatın bel kemiğini oluştururken kırsal kesimde varlık gösterememektedir. Kooperatifler kırsal kesimde köylüler arasında sürdürülebilir ortak ağ ilişkilerinin kurulmasına hizmet eden, STK anlayışıyla işleyen yapılar olarak ekonomik katma değer yaratmakta ve taşıdıkları tüzel kişilikler aracılığıyla da kamu idarelerince muhatap alınmaktadır. Kooperatiflerin yaygın oldukları bölgelerde yarattıkları sosyal ve ekonomik etki ortadayken Güneydoğu Anadolu Bölgemizde kooperatifleşme oranı Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yayınlanan Türkiye kooperatifçilik strateji belgesine göre minimum düzeydedir. Bu oranın arttırılması için terör mağduriyeti nedeniyle Ankara’ya gelen vatandaşlarımıza Ankara’da oldukları dönem içerisinde kooperatif girişimciliği farkındalık ve iş geliştirme eğitimleri verilmesi önem arz etmektedir.

KOZA yaşanan bu mağduriyetin çözümüne bütçe kısıtları dâhilinde katkı sunarak kooperatiflerin sayıca arttırılması ve kurumsal yapıları güçlü kooperatiflerin kurulması teşvik edilmektedir.

Projenin Amaçları ve Beklenen Sonuçları

KOZA, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde terör olaylarına maruz kalmış ve Ankara’ya göç etmiş gençler ve kadınlar ile İç Anadolu Bölgesi kırsalında yaşayan maddi durumu iyi olmayan, sosyal risk altındaki gençler ve kadınları bir araya getirerek kooperatifçilik eğitimleri yoluyla sosyal ve ekonomik hayata katılımlarını sağlamayı amaçlamaktadır.

Proje süresince,

  1. Katılımcılara toplamda 4 grup kooperatifçilik eğitimi düzenlenmesi
  2. Düzenlenecek eğitimlerde toplamda 100 katılımcının eğitilerek sertifikalandırılması
  3. Proje kapsamında toplamda 160 saat eğitim gerçekleştirilmesi
  4. Proje kapsamında 4 gezi ve inceleme ziyareti gerçekleştirilmesi
  5. Basında proje ile ilgili 30 habere yer verilmesi
  6. Proje tanıtım materyali, web sitesi, tanıtım broşürü ve videosunun hazırlanması ve paydaşlara ulaştırılması
  7. Kooperatif kuruluş ve işletim süreçlerini konu alacak bir kitapçığın hazırlanması, 100 adet basımı ve paydaşlara ulaştırılması
  8. Kamu ve sivil toplum kuruluşları arasından 20 paydaş kurumla iletişime geçilerek sürece katılımlarının ve katkılarının sağlanması
  9. El sanatları ve kırsal turizm hizmetlerinin yanı sıra bitki, hayvancılık ve ormancılık gibi alanlarda faaliyet gösterecek 5 tarımsal kalkınma kooperatifi kurulacaktır.
  10. Proje başlığında bilimsel bir araştırma raporu hazırlanması
  11. Katılımcılar arasında sosyal ağ ve elektronik işbirliği platformu oluşturulması planlanmaktadır.


Yorum Yazın

Ziyaretçi Sayısı : 60