Bisikletle Sevgi Turu Projesi .

Bağış YapGönüllü OlSponsor OlYorum YazLütfen Anketimizi Doldurur musunuz?
Bağış için Kalan Süre: 0 gün
Tamamlanan Bütçe: %0
Toplam Bütçe: 0
  • Paylaş :
Sosyal Girişimcilik ve Yenilikçilik Derneği
Bisikletle Sevgi Turu Projesi .
Altındağ|Bala|Çankaya|Etimesgut|Keçiören|Mamak|Pursaklar|Sincan|Yenimahalle

Bu projenin amacı toplumsal barışı sürdürülebilir kılacak ve bir arada yaşama kültürünü güçlendirecek nesillerin yetişmesine katkı sağlamak olarak belirlenmiştir. Bu amaca hizmet edecek şekilde sağlıklı hayata, kaliteli yaşama, çevreye duyarlılığa ve toplumsal refaha katkıya vurgu yapmak için sevgi evlerinde kalan 11-14 yaş arası çocukların bisiklet sahibi olması hedeflenmiştir. Bu proje ile sosyal tarafların bir araya gelmesi ile yerelde aktörlerin işbirliğinin iyi uygulama örneği sergilenebileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca çocuklar için bir imaj göstergesi olan bisiklet toplum için de çevreye duyarlılık, sürdürülebilirlik, obezite gibi sağlık sorunlarıyla mücadele, enerji verimliliği gibi konulara vurgu yapan sembolik bir araçtır. Bu çerçevede sadece çocuklarımıza değil Türkiyemize sahip çıkmanın da basit ama etkili bir aracıdır.

Türkiye’mizin geleceği çocuklarımızın psiko-sosyal gelişiminin sağlanması, risklerin önlenmesi ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de belirtilen “ayrım gözetmeme”, “çocuğun yüksek yararı”, “yaşama ve gelişme hakkı” ve “katılım hakkı” gibi temel hakların sürdürülebilir bir şekilde uygulanması mümkündür. Bu doğrultuda 10. Kalkınma Planında çocuklara yönelik vizyon “Çocuğun yüksek yararının ve hak temelli yaklaşımın öncelikli olduğu, çocuğun katılımı temelinde çocuğun aktif özne ve eşit yurttaş olarak görüldüğü, geliştirici, önleyici ve koruyucu ortamların sürdürülebilir çevre ve kalkınma anlayışı çerçevesinde sağlandığı, hakkaniyete dayalı, eşitlikçi, eşitleyici, izlenen denetlenen ve ölçülebilen, toplumsal cinsiyete duyarlı, çocuğun yaşam kalitesi ve çocuğun iyilik haline odaklanan bütünsel bir ulusal çocuk politikasının oluşturularak hayata geçirilmesi” olarak belirlenmiştir. Onuncu Kalkınma Planı hazırlıkları kapsamında oluşturulan Çocuk Çalışma Grubu tarafından çocukların ihtiyaçlarına bütüncül bir bakış açısıyla oluşturulacak ulusal çocuk politikası, orta ve uzun vadede toplumsal barışı sürdürülebilir kılacak ve bir arada yaşama kültürünü güçlendireceği vurgulanmıştır. Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı Eylem Planında risk altındaki çocuklara yönelik hizmetlerin güçlendirileceği eylemine yer verilmiştir. Türkiye’de çocuk nüfusunun yaklaşık 24 milyon olduğu düşünülürse yukarıdaki vizyon ve vurgunun ne denli haklı olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda kamudaki faaliyetlerin daha bütünleşik yerine getirilmesi maksadıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı teşkil edilmiştir. Ancak Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu tarafından hazırlanan bir raporda kamu tarafından sağlanan çocuk bakım hizmetlerinin son derece yetersiz olduğu, özel sektör tarafından sağlanan hizmetlerin de sosyo-ekonomik anlamda çok sınırlı bir kesimin erişebileceği nitelikte olduğu belirtilmektedir. Bu sebeplerle Çalışma Grubu tarafından yapılan öneriler arasında çocuk hizmetlerinde sivil toplum, üniversite, yerel yönetimler ve merkezi idare ortaklığının geliştirilmesi, çocuklarla çalışan sivil toplum kuruluşları ile kamu arasında ortak çalışmayı artırmaya yönelik mekanizmalar oluşturulması yer almıştır.

Bunlarla birlikte Onuncu Kalkınma Planında fiziksel aktivite yetersizliği, obezite ve tütün kullanımı ile mücadele gibi sağlıklı hayata yönelik program ve eylemlere öncelik verileceği yer almıştır. Sağlıklı hayat tarzı teşvik edilirken çevreye duyarlılık, yaşanabilir mekanlar, enerji verimliliği konularının da öncelikli olduğu belirtilmiştir. Planda yer aldığı şekliyle “Yaşanabilir mekân olgusunun en önemli boyutlarından birisi de çevresel kalitenin korunması, gelecek nesillerin refah ve mutluluğunu azaltmayacak bir kalkınma ve mekânsal gelişme yaklaşımının benimsenmesidir.” Diğer taraftan ekonomik büyüme, nüfus artışı, üretim ve tüketim alışkanlıklarının çevre üzerindeki baskıları devam etmektedir. Bu tespitlerden hareketle ekonomik ve sosyal gelişme sağlanırken, toplumun çevre duyarlılığı ve bilincinin artırılması, bugünün ve gelecek nesillerin kısıtlı doğal kaynaklardan faydalanmasını güvence altına alacak şekilde çevrenin korunması ve kalitesinin yükseltilmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Bu üst politika belgesi ile uyumlu hazırlanan Ankara 2014-2023 Bölgesel Planında da Ankara için belirlenen üç eksenden birisi “Ankara’da Yaşamak”, diğeri “Ankara’da Çevre” olarak tespit edilmiştir. Benzer şekilde “Yaşam kalitesi yüksek, dünya ile rekabet eden, düşünce ve yeniliğin başkenti Ankara” olarak belirlenen vizyon doğrultusunda “Bireylerine Eşit ve Kaliteli Yaşam Sunan, Sosyal Bağları Güçlü Ankara” hedeflenmiştir.

Yukarıda izah edilen üst politika belgelerindeki amaç ve hedeflere hizmet etmek üzere tasarlanan bu proje ile tüm sosyal tarafların bir araya gelebileceği, Ankara’da bazı haklardan mahrum bir şekilde yaşayan çocuklara fırsat eşitliği sağlanarak kaliteli yaşama katılmalarına imkan tanınabileceği, bu esnada doğal bir ortamda yapılacak faaliyetlerle çevreye duyarlılığa vurgu yapılabileceği, bisiklet kullanımının yaygınlaşmasına temas edilerek sağlıklı yaşam tarzı, gelecek nesillerin haklarının korunması, enerji verimliliği gibi güncel toplumsal sorunlara dikkat çekilebileceği değerlendirilmektedir.

Kamu kaynakları ile üstün gayretle yapılmaya çalışılan hizmetlere sivil toplum olarak katkı sağlanarak topluma ve ülkenin geleceğine sahip çıkılabileceği düşünülmektedir. Daha önce yapılan işbirlikleri çerçevesinde sevgi evlerinde kalan çocukların sahip olduğu imkanların kısıtlı olduğu tespit edilmiştir. Barınma imkanlarından eğitim desteğine, sosyal haklardan aile desteğine birçok konuda yoksunluk yaşayan çocukların doğru yönlendirilmesi ile topluma kazandırılabileceği muhakkaktır. Diğer türlü risk altında kalan kesim olarak yalnızlaştırılma, dışlanma, yoksulluk ve işsizlik sonucu madde bağımlılığı, suça eğilim gibi baş edilmesi daha güç durumların ortaya çıkması kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle bizim önerdiğimiz proje gibi toplumsal bağları güçlendirici, çocuklarımıza yani geleceğimize sahip çıkan, aynı anda sağlık, çevre ve enerji gibi diğer toplumsal sorunların çözümüne de hizmet eden projelerin artmasına ihtiyaç olduğu görülmektedir.

Bu projenin amacı toplumsal barışı sürdürülebilir kılacak ve bir arada yaşama kültürünü güçlendirecek nesillerin yetişmesine katkı sağlamak olarak belirlenmiştir. Beklenen sonuçlar arasında aşağıdakileri sıralamak mümkündür.

  • Sevgi evlerinde kalan çocukların durumuna ilgi çekildi.
  • Sivil toplum, özel sektör ve kamu işbirliği sağlandı.
  • Sevgi evlerinde kalan çocuklardan bir kısmı bisiklet sahibi oldu.
  • Güvenli bisiklet sürüşü konusunda farkındalık yaratıldı.
  • Sürdürülebilirlik kapsamında çevre ve enerji konusunda bisiklet kullanımı teşvik edildi.


Yorumlar

  Aslıhan Aysel07-04-2017 16:15

asss

Yorum Yazın

Ziyaretçi Sayısı : 460